Fotoğraf ve Sanat Üzerine Düşünceler

Düşünmeden deklanşöre basmak fotoğraf çekmektir,
Düşünerek fotoğraf üretmeye çalışmak değere yöneliştir,
Düşünerek planlı ve projeli fotoğraf yapmak ise sanattır.

Fotoğraf Çekmek

Fotoğraf dünyasında ve güncel yaşamda yaygın olarak kullanılan “fotoğraf çekmek” deyişi, dilimizde yer etmiş ve herkes tarafından kullanılmaktadır. Fotoğrafı kendisine sadece bir hobi edinen, “çektiği” fotoğrafları bir anı, gezi ya da aile albümüne yerleştirerek, bunları zaman zaman çevresiyle paylaşmakla yetinen bir insanın yaptığı eylem, hele de günümüzde sayısal fotoğrafın, akıllı telefonlar ve compact fotoğraf makinalarının getirdiği kolaylıklar ile sanki fotoğrafları biz değil de makinanın kendisi çekmekte ve bizler, vizörden bakma zahmetine(!) bile katlanmadan, ekranda gördüğümüz görüntüye “çek” ya da “kaydet” komutunu vererek “fotoğraf çekmiş” oluyoruz. Bu şekilde üretilen fotoğrafların içinde; üretim ve oluşturma aşamasında “düşünme” eylemi pek fazla olmadığı için, bu tür fotoğraf üretimlerine “fotoğraf çekmek” diyoruz. Her ne kadar genel bir kullanım olsa da, düşünmeden deklanşöre basarak elde edilen her görüntü kaydı için bu deyişi kullanabiliriz. Oysa fotoğrafın üretim sürecine “düşünce”yi katarak, ön planlama ve bir program ile üretirsek, o zaman “fotoğraf yapmış” oluruz ki, gerçek anlamda fotoğraf da budur.

Fotoğraf Yapmak

Fotoğrafın üretim sürecinde “düşünce”ye önemle yer verilmelidir. Ön planlama ve bir çalışma programı içeren fotoğraf üretimleri, sürecin içine düşüncelerin de katılmasıyla ancak bir anlam ifade edebilecektir. Fotoğrafın içerisine düşüncelerin katılması; fotoğraf çalışan kişinin düşünsel dünyasının zenginliği oranında olasıdır. Ne yapacağını; üreteceği fotoğrafın konusunu önceden düşünen, plan ve programını yaptıktan sonra düşüncelerini, elde edeceği görüntülere nasıl aktaracağını bilen ve bunu başaran kişi, gerçek anlamda fotoğraf üretmeye yönelmiş olacaktır. Ne yapmak istediğini önceden bilen her insan, başarıya diğerlerinden en az bir adım daha yakın olacaktır. Bu şekilde, düşüncelerimizi katarak çalışacağımız ve üreteceğimiz her fotoğraf için kullanacağımız deyiş “fotoğraf yapmak” olacaktır. “Fotoğraf çekme”nin çok kolay olduğunu hepimiz biliyoruz; ama “fotoğraf yapma”nın çok kolay olmadığını ve olmayacağını ise durumu yaşayan herkes görecektir. Çünkü söylemesi ve yazması çok kolaydır bazı eylemlerin; ama yaşama geçirilmesi ve hele başarılı sonuçlar elde edilmesi zordur. Yaşamda hiç bir şey göründüğü kadar kolay ve basit değildir. Fotoğraf yapmak; “üreteceğiniz fotoğrafın içine kendi düşüncelerinizi dokuyarak anlamlı bir yapıt ortaya çıkarmak” olması nedeniyle düşünsel zenginlikli bir sanata yöneliş olacaktır.

Anlamlı Fotoğraflar

Fotoğraf çeken insanlar, sonuçta bir “görüntü” elde ederler. Bu görüntünün o an için, çeken ve çekilen kişiler için “anlık” bir anlam ifade etmeleri de olasıdır. Ancak bu anlamın, uzun zaman devam etmesi zordur. Çünkü “anlık” anlamlar tümüyle geçidir ve geçici olan hiç bir şey gerçek anlamda bir değer taşımaz. Anlamın kalıcı olması, taşıdığı değerin anlık olmaması ile orantılıdır. Digital compact fotoğraf makinalarının tam otomatik kullanım kolaylıklarına bağlı olarak, günde binlerce kare fotoğraf “çekmek” mümkündür ve fakat bu görüntülerin ciddi bir anlam ifade etmedikleri, fotoğrafı çeken tarafından da çok iyi bilinir. Bu “başarısızlık” ön inancı bile, “fotoğraf çekme” eyleminin çok fazla bir anlam ifade etmediğinin, çok acıdır ki, açık bir göstergesi ve kesin kabulüdür.

Fotoğraf çalışan ve çalışmalarına düşüncelerini dokuyan insanlar ise fotoğraf yaparlar. Fotoğraf yaparken, bir anlamda “sanat yapıtı” üretmeye yönelmiş olunur. Çünkü sanat yapıtlarında bir düşünce ve bir anlam aranır. Düşüncelerini fotoğraf çalışmasına aktarmayı becerebilen kişi, aktarabildiği düşünceleriyle çalışmasını, yani fotoğrafını anlam bakımından zenginleştirmiş olur. Düşünsel zenginliğe ulaşan fotoğraf çalışmaları bu özellikleriyle bir değer olma süreci yaşarlar. Bu tür fotoğrafları izleyenler, sanatçının düşünsel zenginliğinin yapıtlarına yansımış olduğunu görürler. İşte izleyicilerin, düşünsel zenginlik taşıdığının ayırdına vardığı bir fotoğraf, bir anlam ifade edecek ve “anlamlı fotoğraf” olarak fotoğraf tarihi arşivlerinde yerini alacaktır. Fotoğraf çalışan her bilinçli fotoğrafçının amacı bu olmalıdır. Öylesine çekilen fotoğrafların, gerçek anlamda bir değer olması olası değildir. İçinde, fotoğrafçısının düşüncelerinin yer almadığı, alamadığı fotoğraf çalışmaları, fotoğrafçısından yansıyan değerleri taşımadığı sürece, o fotoğraf, kendi kimliğimizi taşıyan fotoğraf yapıtımız olamayacaktır.

Anlamsız: Düşüncesiz Fotoğraflar

Bir fotoğraf makinasıyla herhangi bir görüntüyü filim ya da hafıza kartı üzerine kaydetme işine genelde “fotoğraf çekme” diyoruz. Sıradan fotoğraf makinalarında tüm teknik düzenlemeler makina tarafından yapılır ve siz sadece kadrajı belirler ve deklanşöre basarsınız. Eğer önceden, yapılacak fotoğraf çalışması üzerinde düşünülmemiş ve planlama yapılmamış ise, fotoğraf çekme eylemi sonucunda çok fazla bir anlamı olmayan “görüntü kayıt işlemi” tamamlanmış olacaktır! “Çekilen” fotoğraf, eğer bir aile, anı ya da gezi fotoğrafı ise, tabii ki bazıları için bir anlamı olabilecektir. Ama “çekilen” fotoğraf ile bir sanatsal yapıt üretilmesi düşünülmüş ise, maalesef üretilen fotoğraf fazla bir anlam taşımayacaktır. Çünkü fotoğraf üretme eyleminin temelinde düşünce’ye yer verilmemiş, düşünce yer almamıştır! Bu şekilde elde edilen fotoğrafa sanatsal içerik bakımından bir anlam yüklemek zor olacaktır. Ve sonuçta bu tür fotoğraflar “anlamsız” ya da düşünmeden üretildiği için “düşüncesiz” olarak değerlendirilebilecektir. Bireylerin her tür eylemlerinin ancak düşünce temelli olması durumunda bir anlam ifade edeceği, bir değer olarak kabul edilebileceği düşünüldüğü zaman, yapılacak fotoğraf çalışmalarının da aynı perspektifden bakılarak değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Önceden düşünerek, tasarlıyarak, ön planlamalar yaparak bir yapıt üretme sürecine giren sanatçı, öncelikle yapıtını hayallerinde oluşturacak ve sonra da hayallerini gerçek yaşamda uygulamaya, yaratmaya çalışacaktır. Bir fotoğraf çalışması yapmaya başlarken, herhangi bir konuda bir proje hazırlama özen ve duyarlığıyla hareket edilmelidir. Bu özen, bu titizlik, bu duyarlık, bireyleri başarılı fotoğraflar üretmeye götürecek, çaba ve çalışmaları sonucunda emeklerinin güzel sonuçlarına ulaşabilecek ve bir sanat yapıtı, bir değer olabilecek çalışmalara imza atılabilecektir. Hiçbir fotoğrafçı, çalışmalarının “anlamsız” ya da “düşüncesiz” olarak görülmesini ve değerlendirilmesini asla istemez. Ama başarıya ulaşmak ve güzel sonuçlar elde edebilmek için, düzenli ve disiplinli çalışmanın gerekliliği de herkes tarafından çok iyi bilinir. Öyleyse, önemli görülen ve değer verilen her ciddi konu gibi, “fotoğraf çalışma” konusu da ciddiye alınmalı, başarılı sonuçlara ulaşabilmek için gereken her tür ön planlama, düşünme ve araştırmalarla çalışmalar yapılmalı, üretim ve başarılara imza atılabilmelidir.

Fotoğraf Çalışmaları ve Rehberlik

Fotoğraf adına birşeyler yaptığına inanan, ama sadece fotoğraf çeken, kimi çevrelerden övgüler almakla yetinen ve çalışmalarını hobiden öteye götüremeyen, birkaç yıl içinde “çektiği” binlerce(!) fotoğraflık arşivini düşünerek kendisini “başarılı fotoğrafçı” kabul eden kişilerin durumları üzücüdür! “Ben yaptım oldu” düşüncesiyle, eleştirilerden uzak üretilen fotoğrafların bir anlam taşıması düşünülemez. Yapılan çalışmaların farklı gözlerin eleştirisine sunulması ve farklı yorumlar alınması, fotoğrafçılar için ciddi önem taşıyan bir süreçtir. Doğru fotoğraf “çekmek” ve anlamlı fotoğraf “yapmak” isteyen her fotoğrafseverin fotoğraf yolculuğu, bir şekilde, bir süre, mutlaka bir “Fotoğraf Sanatı Derneği”nden geçer! Ülkemizde “dernek” statüsü dışında da fotoğraf eğitim ve rehberlik hizmetini başarılı bir şekilde veren kurumlarımız elbette vardır. Ama maalesef sayıları azdır ve her ilde bulunmayabilir.

Ülkemizde hemen hemen her ilimizde ve hatta ilçelerimizde kurulmuş ve kurulmakta olan “Fotoğraf Sanatı Dernekleri” ülkemiz fotoğrafını kaliteli düzeylere taşıyacak, taşıyabilecek en önemli kurumlardır. Fotoğraf yolculuğu herhangi bir Fotoğraf Sanatı Derneği’nden geçmeyen fotoğrafseverlerin işi daha zordur. Fotoğraf çalışmalarınız için doğru rehberler bulmanın ve onlardan tatminkar boyutlarda yararlanabilmenin önemi ve yaşam boyu öğrenciliğin her konu için geçerli olduğu unutulmamalıdır.

Mahmut Özturan