Bir Usta: Yusuf Tuvi
(AFIAP - İFOD - İFSAK)

1938 yılında İzmir’de doğdu. 1960 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakültesi’ni bitirdi. 1974 yılında fotoğrafa başladı. Fotoğraflarının birçok uluslararası FIAP (Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu) fotoğraf yarışmasında sergilenmesi üzerine, federasyonun AFIAP ünvanı ile ödüllendirildi (1983). Fotoğrafları her yıl düzenli olarak Eczacıbaşı yıllıklarına seçilmekte ayrıca foto-röportajları Atlas, Skylife ve Ulusoy Travel gibi dergilerde yayımlanmaktadır. Defalarca gittiği New York kentinde çektiği fotoğraflar, Doğan Kitapçılık tarafından basılan ve Serdar Turgut tarafından kaleme alınan, “New York” kitabında yer almıştır. On yıldır, Amerikan turizm acentesi Grand Circle turistlerine, Türkiye’nin her bölgesinden fotoğraflar içeren “Our Land Our People’’ (Doğamız İnsanımız) adlı saydam gösterisiyle ülkemizi tanıtmaktadır. Dört fotoğrafı İstanbul Modern’in koleksiyonuna kabul edilmiş ve sergilenmiştir. Birçok kişisel sergisi bulunmaktadır. İstanbul İFSAK ve İzmir IFOD dernekleri üyesidir.
1980'lerde fotoğrafa başladığımda gerek teknik kitaplar okuyarak, gerekse ustaların kitaplarını inceleyerek kendimi olgunlaştırmaya çalıştım. Yeterli birikimi sağlamadan ortaya çıkmamayı yeğledim ve özellikle ucuz başarıların uzağında kalmaya çalıştım. Bu süreçte, insanlığın halleri, insanların yaşam serüveni, konu olarak beni çok etkiledi ve böylece kişiliğime en uygun olarak kendime insanı ve yaşam olgusunu konu olarak seçtim. İnsan her yerde mevcut. Yaşam her yerde var. İnsan sayısı kadar hikaye var. Dünyanın her yerinde insanlığın hallerini, yaşamlarını, duygularını, insan-doğa diyalektiğini yansıtan değişik birçok fotoğraf çektim. Bu fotoğrafları çekerken karşımdaki insanla hep özdeşleştim. Bu türlü çeşitli fotoğraflara bakarak bir tarzım olmadığını ileri sürenler çıkabilir. Onlar, insanı ve yaşam serüvenini anlıyamıyan, bakmaktan öteye gidemeyen, duygunun ve görmenin farkında olmayanlardır. İnsanların yaşam biçimleri, durumları, yaşamlarındaki gerçekler. “O AN”ları yaşadığımda, “O AN”lara doğru objektifimi yönelttiğimde yaşamı, nedenleri, niçinleri üzerine kendimi hep sorguladım. Sonrasında da yaptıklarım üzerine hep düşündüm.
Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi serisinde çıkan kitabımın ön sözünde, aynı konularda kurgusal olarak emek veren kadim fotoğrafçı dostum Orhan Alptürk benim için şu yorumu yapmış: “Belgesel söylem biçimini kullanması salt kendini çevreleyen gerçeğin peşinde koştuğunu göstermek için değildir. Biliyoruz ki, görmenin ön koşulu baktığının farkında olmaktır. Dolayısıyla da kendisine de bakmanın kaçınılmaz hale gelmesidir. Bu da, ondaki hiç eksilmeyen çocuk saflığındaki yaşama sevinci ile birleşerek fotoğraflama eylemi ile öteki üzerinden kendini, yaşamı, varoluşu sorgulamasına neden olur. Bize, dünyaya bir de böyle bakın deyip, farklı algı kapıları aralar. Her zaman dünyasal olandan, en bildik, tanıdık yaşantılardan yola çıkar. Ama neredeyse saf bir tavır ile varoluşu, yaşamı, tüm doğa ve evren ile birlikte kutsar. Mekanlar, çevre, doğa, insan sanki bibirinin olmazsa olmaz koşuludur. Öne sürdüğü güzellik değil, her zaman için güzelleştirilebilir bir yaşamdır.”
"YUSUF TUVİ" Web Sitesi
Değerli Ustamıza saygılarımızla sağlık ve esenlikler diliyoruz.